Buram buram kasvet! Zaten günlerdir içinde bulunduğum depresyon hali Ankara'nın ''muhteşem'' havasıyla daha da keyifli bir hale geldi. Ayağımdan çıkarmadığım converselerim bugün konuştular benimle ;
-''cork, cork cork cork''
henüz anlamını çözemedim ama iyi birşey değildi kesin. Birde benimle ulu orta herkesin önünde tartıştılar.Hiç hoş değildi.
Geçen kış babamın giymeyeyim diye onları saklaması ardından benim onları bulmak için özel arama kurtarma çalışmaları düzenlememden sonra aslında aramız baya düzelmişti. Ne diyebilirim ki insan bazı şeylerin değerini ancak kaybedince anlayabiliyor. Ama bu son 1000 yılın en soğuk kışı meselesi converslerimi bir kenara kaldırmam gerektiği gerçeğini yüzüme tokat gibi çarptı... ya da pardon soğuk bi rüzgar gibi yağmur gibi mi demeliyim öyle bişey işte adamın suratını parçalıyor.
Okulda ayrı bir işkenceye dönüşüyor her dersimin farklı bir binada olduğunu düşünürsek gün boyu istikrarlı bir şekilde yağan yağmur sayesinde ıslak insan kokumu çok iyi muhafaza ettim. Kendi kokum yetmiyormuş gibi eve dönerken bindiğim otobüs ve lahmacun kıvamındaki terle karışık ıslak insan kokusu...
Çok güzel bir gündü Ankara!
ANKARA ANKARA GÜZEL ANKARA SENİ GÖRMEK İSTER HER BAHTI KARA!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder